Yazar: Sevgi Dinçmen

Şarkı

İçinden yağmur geçen şarkı armağan etti bana Şarkı değil şiir bu Şiir de değil aslında Her daim dallarında tomurcuk çiçek bahar Bahar ama eksik kalır biraz Aşk daha çok Aşk kadar çok ~~~ Yer: Akçakoca …

Öyle gibi !

Bir eli ilk kez tutmuş gibiydi eller İlk defa bakışmış gibi gözler İlk sefer sarılmış sanki sineler Sözler, dudaklar, sesler… Öyle gibiydi her şey ! Fakat eminim ilk defa çarptı böyle kalbim. ~~~ Yer: Gölcük Gölü …

Davet

Geldiler. 20 yaşında ben, 35 yaşımda ben, 40 yaşımda ben ve bugünkü ben, dördümüz. Birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum. Kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim. Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu. …

Gerçek !

Gerçek şu ki;   “Hayal, ipleri elden kaçırmaktır. Oysa öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, o ipin ucu sizin elinizden bir kaçtı mı, hemen bir başkasının eline geçiveriyor. Ondan sonra siz hayal ediyorsunuz, ama bir başkası …

Dokunmak !

Dokunmak istedim sana Şarkılarla, türkülerle şiirlerle, çiçeklerle Yağmurla, baharla… Sana hasretle dokunmak istedim. Dokundum da Ayrı coğrafyalarda, ayrı hayatlarda Senle dolu, sensiz dünyamda Sessizce dokundum sana Yer: Ankara / Mayıs 2015

Papatya Falı

Papatyalardan fal bakma sevgilim. Ne kadar sevdiysen, o denli sevdim seni Nasıl özlediysen, öyle özledim Hayal ettiğin kadar hayal ettim Aynaya baktığın gibi baktım sana Ne eksik ne fazla İşte o kadar çok ! Yer: …

Hasret

Bir de gemiler var. Doğan güneş Esen rüzgar Dağılan bulutlar var. Hayalini çoğaltıyorlar Umudu hatırlatıyorlar Seni özletiyorlar… Yer: Amasra / 2009

Dikenli Teller

Bahar bit artık. Ne yüreğim susuyor, Ne kalemin duruyor. Nereye baksam yağmur, Nereye baksam damla, Nereye baksam çiçek, Gördüğüm hep sen ! Ve dikenli teller… Yer: Ankara / Mayıs 2015

Tutunanlar

Düşüncelerine tutun! Kendi vicdanının yargıcı, Kendi günahının tövbekârı ol! Kendi acının sabredeni, Kendi sıkıntının ilacı ol! Kendi dertlerinin dermanı ol! Kendi yalnızlığının dostu, Kendi cümlelerinin anlamı, Kendi sessizliğinin sesi ol! Nurdal Durmuş  Yer: Edirne – …

Aslolan!

Bütün yürüyüşlerin, bütün yolların sonu kalbinde bitsin. Ve unutma ki;  Aslolan ölümün gözlerine, yaşarken de bakabilesin. Yer: Eyüp Sultan Camii – İstanbul / Haziran 2014 

Öyle yaşar insanoğlu !

“Nasıl öğretildi ise öyle yaşadı insan” Yanlış büyüttüler bizi. Yanlış severek büyüttüler, acıdan beslenerek büyüttüler, öyle büyüdüler, öyle büyüttüler. Türküler acılı, şiirler hüzünlü, insan ağlamaklı; Aşk bile kavuşamazsan aşk. İçin yansın, kavrul, acı çek, özle, …

Tek Başınalık

Yalnızlıktan kurtulmak için girilen her çaba bu güne kadar boşa çıktı ve bu günden sonra da çıkacaktır. Çünkü hayatın temellerine aykırıdır. Sana gereken yalnızlığını unutturacak bir şey değil, sana gereken  bir gerçeğin, yani tek başınalığının …

İstanbul

Hasretliğin on ikinici yılı bu, on ikinci yılı Gönül ağzına kadar dolu Sen diyorum İstanbul geliyor aklıma, İstanbul diyorum sen Sen şehrim kadar güzelsin, şehrim senin kadar acılı Nazım Hikmet/1950  Yer: İstanbul – Temmuz /2014 …

Küçük Prens

-“Senin orada ki insanlar” dedi Küçük Prens,  bir bahçenin içinde binlerce gül yetiştiriyorlar ama yine de aradıklarını bulamıyorlar. Aslında aradıkları tek bir gülde ya da bir damla suda bulunabilir. Ama kördür gözler.İnsan ancak yüreğiyle baktığı …

Bir Garip Dünya !

Ve mevsim geçer gölge veren ağaçların dalları kurur. Sabır taşar, canından saydığın yar bile gün gelir, el olur. Aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür, düşman kalkar dost olur. Öyle garip bir dünya… Olmaz dediğin ne varsa …

Bir Ziyaretçi Mektubu…

  Bir ziyaretçi mektubu…Bir dost mektubu…   ”Geldin ve geçip gidiyorsun” diyerek hayatını özetleyen Tezer Özlü….. “Yer yüzü ayetleri” ile izler bırakan Fürug Ferruhzad  …. Yaşamak Objektifleri…. Görebilen insan güzeldir Güler yüzlü insan güzeldir Gamzeli …

Babama

Babam Mehmet Bahattin Dinçmen‘e İthafen   Herkes sever babasını ama hiç görmeyenler biraz daha çok sever. Hiç kötü anıları yoktur çünkü. Anıları da yoktur haliyle. Hayalleri vardır. Anıları olanlardan dinledikleri bir adam vardır. Sevgi dolu …

Dantel

Öğrettim gözlerime ağlamamayı Hayal kurmamayı öğrettim Önce umutlarım azaldı Sonra dualarım Gün be gün duygularım Oysa; İlmek ilmek dantel gibi işlenmişti hayaller Yarım hayallerim, yarımmış meğer   Yer: Göynük – Bolu  / Ekim 2014  

Pencere

Niçin seninle bir pencere kenarında oturup konuşamıyoruz? Niçin rüzgarlı sonbahar akşamlarında sessizce yan yana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz ? Niçin yanımda değilsin? Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna Yer: Çengelhan – Ulus / Mayıs 2014

Yeni Yıl Masalı

Sonlanan her şeye bir parça hüzünlenirim aslında. Okulun, tatilin, mevsimlerin son günleri, heyecanla izlediğimiz bir filmin son sahnesi, bir iş yerinde geçirilen son paylaşımlar, final sahneleri, vedalar… 31 Aralık da yeni bir yılın başlangıcından çok …

Bu yol nereye gider ?

Bu yol nereye gider ? Bir kuğunun boynuna dokunurken… Yol bir yere gitmez İçerde Düz saçlara uğrar Ayak üstü bir akşamüstü Her plansız ürperişin sonu Hüsran Ve hüsran Çok sanat müziği bir kelimedir Yol bir …

Düş !

Küçük bir kasaba da olsam. Yağmurun sesi ile uyansam. Penceremden gri bir deniz bana baksa. Dalgaların sesi ile dinlensem. Soba yansa. Camlar buğulu, çaydanlık sobanın üzerinde, taze dem kokusu. Kağıt kalem elimde, dalıp dalıp yazsam; …

Güzmüş… Baharmış…

  Mevsimler de karışırmış ! Aynı mevsimde, ayrı mevsimleri yaşamışız. Açarken birimiz hanımeli tomurcuk, Güz yaprakları dökmüş öteki. Kimimiz yazı yaşamış baharında. Kimimiz güz, kimimiz kışmış…. Yer:Sünnet Gölü- Bolu / Kasım 2014    

Rüzgarlı Bahçe

Anlam ekledim biraz. Biraz hayal, hayat ve özlem Aşk koydum biraz. Bitmeyen sevgi, şefkat ve dostluk Az insan, dua Huzur esti yel değirmenlerinde, Rüzgarlı Bahçemin. Yer: Çubuk Gölü – Bolu / Kasım 2014

Güvercin

Bizim memlekette deniz yoktu. Denizlere dolan martılar yoktu. Göllerimiz yoktu. Göllerde açan nilüfer çiçeği yoktu. Ormanlarımız yoktu. Ormanlar da ötüşen kuşlarımız da yoktu. Güvercinlerimiz vardı bizim. Çatılara, pencere kenarlarına büzüşen güvercinlerimiz. Kalabalıklarını severdik güvercinlerin. Ekmeklere …

Suç ve Ceza

  Bir gün çaresizliğin çaresi de bulunabilir mi? Bakır kırmızısı koskocaman yuvarlak bir ay görünüyordu pencereden. “Bu sessizlik de aydan ileri geliyor olmalı, anlaşılan şu an ay da bir bilmece çözüyor olmalı!” Diye düşündü Raskolnikov  Suç …

mavi

sana bakmak bir beyaz kağıda bakmaktır her şey olmaya hazır sana bakmak suya bakmaktır gördüğün suretten utanmak sana bakmak bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi anlamaktır sana bakmak Allah’a inanmaktır Yılmaz ERDOĞAN  Fotoğraf : Antalya / …

Sonbahar

  Mevsim ben doğarken açmış kapılarını, Sarı, kızıl, kuru bir hüznün hazırlığı. Sonbaharla birlikle, üşümesinler diye, Bahara ertelenen umutlarım vardı birde. İçimde bahara uyanmak isteyen kırlangıç sesleri. Nisan yağmurlarını severdim, hanımeli kokusunu… Sonbahar çocuğuydum ben …

Eylül’dü…

  Dalından kopan yaprakların Sararan yanlarına yazdım adını Sahte bir gülüşten ibarettin oysa. Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu. Eylül’dü…… Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız Adımlarımızın kısalığı bundandı Bundandı gözlerimin durgunluğu. Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar …

Çocukluk

Bakıyorum. Her kapıdan ben çıkıyorum. Dantelli çoraplarım, Kırmızı rugan ayakkabılarım, Upuzun kurdeleli saçlarım ve hasır şapkam. Her kapıdan çocukluğum çıkıyor. Bir bayram sabahı heyecanı ile çarpan kalbim, Gülen gözlerim….  

“iyiyim”

Aradığımızın ne olduğunu biliyorsak, arayacağımız yer bellidir. Bakınırız ve onun işaretlerini tanımakta güçlük çekmeyiz. Sıkıntı kollarını göğsümde kavuşturmuş. Soluk alırken, genişleyip daralan kaburgalarım, zamanın boşuna ve nedensiz geçtiğini biliyor. Çoktandır yabancı bir cismin kalbime sürtünmekte …

Aldırma Gönül

KARDEŞLERİ OLMALI İNSANIN; HAKAN DİNÇMEN İÇİN…. Başın öne eğilmesin Aldırma gönül aldırma Ağladığın duyulmasın Aldırma gönül, aldırma Dışarda deli dalgalar Gelip duvarları yalar Seni bu sesler oyalar Aldırma gönül, aldırma Görmesen bile denizi Yukarıya çevir …

zor !

“Mevsim biraz zorluyor bizi, hiç iyi değilim” demişti. Ben de iyi değildim. “Ama biliyorsun mutlaka geçiyor” diye de avutmuştu son cümlesinde. Beni mi kendini mi bilmiyorum. Mutlaka geçeceğini biliyorum ama… Geçene kadar “öylece dur” demişti. …

yaşamak !

Bu arada kendimle kalınca sakin ol diyorum ama ne zamana kadar. Bu kaçıncı gecedir kendi kendime onunla konuşuyorum. Geçmiş acılı günlerin tartışmasını yapıyorum. Anlatıyor ve bütün yanlış anlaşılmaları, haksızlıkları düzeltiyorum. Onları yeni baştan yaşanacak bir …

Kilitler

  Ömürlere asılıyor kilitler. Geçmez sanılan her acıya alışıyor insan. Eksilerek başlıyor önünde ki her yeni güne. Dua ediyor, umut ediyor, sabrediyor. Ezelden ebediyete kilit vuruyor her şeye…   Yer: Tekirdağ / Temmuz 2014    

Kaderin ağları !

  Hayat böyledir işte Kaderin ağları dantel gibi örülmüş. Dokunmaya kıyamadan bakıp geçiyoruz; Ortancalara, güllere, çiçeklere, dallara… Yaşamadan akıp gidiyoruz; Mevsimlerden, zamandan, bahardan, kalbimizden, gençliğimizden… Farkında olmadan bitiriyoruz; Ömrümüzden, sevgimizden, mutluluğumuzdan… Sonra yaşamak diyoruz; Yaşamadığımız …