Hiç Sesler

Hiç Sesler

Bazı kitaplar böyle. Müziği içinden hiç eksik etmiyor. Belki de kelamının tertemizliği bundan geliyor, notalardan. Nurdal Durmuş‘un kitabı Hiç Sesler, kışa veda edip bahara selâm verir gibi. Sitemle başlıyor, umutla bitiyor. Başlarken bitmekten söz ettim, o halde şöyle devam edeyim: İnsanoğlu (yoksa modern insan mı demeli?) bir şeylere başlarken, biteceğini hiç düşünmediğinden olsa gerek vefayı, tahammülü, sabrı, sükunu ve zahmeti bir köşeye atıyor. Ânın tadını çıkarma bahanesiyle hassasiyet gözetmiyor, derinlikten uzak yaşıyor, ona seslenilen hiçbir yere kulağını vermiyor, dilini tamahkâr kullanıyor. Demek ki bir yerlerde hata var, yanlışlık var, pişmanlık var. Yazar tüm bunları sorgularken aslında “hiç“e uzandığını biliyor, anlatıyor. “Hiç yoktan söyleyeyim de” diyor, “belki bi’ dinleyen olur

 

hiç sesler

 

Yağız Gönüler’in Hiç Sesler Kitabı Hakkında Yazdıklarından Alıntılanmıştır]

 

 

 

21

3 Responses

  1. Nergihan
    13 Mart 2014
    • sevgi
      13 Mart 2014
  2. Selim
    29 Kasım 2016

Write a response