Bahar; bir küçük kız çocuğuydu yüreği, bir küçük kız çocuğu gözleri, hem anne hem baba anneliği. Yağmur; bir çiğ tanesi kadar narin, su gibi duru, annesinin bir tanesi. Böyle bir baharın, öyle bir yağmuru. …
1896 yılında Genç Harbiyeli Mustafa, askeri lisede okumak için Selanik’ten Manastır’a geliyor. Genellikle Şirok Sokak’ta geziniyor o tarihlerde. 1897 yılında Paskalya öncesi öğleden sonra, zengin tüccar Eftim Karinte’nin evinin balkonunda güzel Eleni’yi fark ediyor. …
Pencereleri göle açılan bir ev, Dumanı huzur tüten bacalar, Suya yansıyan bulutlar. Neresi gökyüzü buranın neresi yer ? Sanki ayna! Ha ayna, ha göl, ha su… Ne gördülerse o. Karşısında ne varsa o. …