Toprağını sevmeyen tohumlar, tohumunu sevmeyen topraklar …
Nazım Hikmet, Tahir ve Zühre ile anlatır karşılıksız sevgiyi. Nazım’a göre aslolan sevmektir.
“Seversin dünyayı doludizgin ama o bunun farkında değildir.
Ayrılmak istemezsin dünyadan ama o senden ayrılacak.
Yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir’i Zühre sevmeseydi artık yahut hiç sevmeseydi,
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?”

Zarifoğlu ise Nazım Hikmet’in aksine sevgisizliğe razı gelmemekten bahseder.
“Onca sevgiye rağmen, kalbi filizlenmemişse toprağı sen değilsindir
Hala umut etmeye razı mı gönlün? “
Ne zordur
Aklın bildiğini, kalbe izah etmek.
Akla rağmen kalbi ikna edememek.
Olmadığını, olmayacağını bile bile kalben bir yolda yürümek.
Yürümeyi istemek.
Hangisi daha zordur peki !
Sevilmeden yürümek mi?
Sevmeden yürümek mi?



