Demek hayat; böyle iki adım ileri bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanılmadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
Sabahattin Ali / İçimizde ki Şeytan
Yer: Ankara Kalesi / Mart 2014



s. aydındal
05 Nisan 2014Düşünmek neye yarar, delirmekten başka!
sevgi
08 Nisan 2014sizi diğerlerinden ayırır 🙂
Atıl
05 Nisan 2014Tesadüfleri Kadere bağlayıp içimizdeki hisler ve kafamızda kımıldayanları nefsi yenmeye bıraksak üstada Hadsizlikmi yapmış oluruz Sevgi Hn. ? yada herşeyi Kadere bırakırsak kaybedenmi oluruz?
sevgi
08 Nisan 2014Kader deyip kabullenebilir ve ona göre yaşamayı becerebilirsek ne ala …o zaman da kapatmalı göğsümüzü ve kafamızı “kader” deyip kabul ettiğimiz hayatın dışına….ya da düşünmeli yeniden bir şeyleri düzeltecek kadar bilgi ve tecrübeye sahipken gerçekten her şey kader mi ? kader dile gelse isyan eder mi ona isyan edenlere “yeter beni suçlamayın artık” diye ?
sadeben ; ) ce
28 Mayıs 2014Bütün Mesele Hazır Olmakta
Serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin.
Şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa bugün olmaz.
Bütün mesele hazır olmakta…
Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış, erken bırakmış ne çıkar, ne olacaksa olsun!
(Hamlet’ten)
sevgi
28 Mayıs 2014sahip olmak değilde sadık olmak mesele